İNTERNET ŞUBESİNE GİRİŞ

A - A +

Makro Ekonomiye Bakış

Dünya ekonomisi ile paralel 2020 yılının ilk yarısında pandemi etkisiyle %3 daralan Türkiye ekonomisi, yılın üçüncü çeyreğinde %6,7 büyüme performansı ile en hızlı büyüyen G20 ülkesi oldu. Dünya genelinde artan vaka sayıları ve Türkiye’de salgınla mücadele adına alınacak tedbirler önümüzdeki dönem için belirsizlik yaratmaya devam etse de; beklentilerden güçlü gelen üçüncü çeyrek verisi ile birlikte 2020 yılı Türkiye ekonomisi için %2 daralma beklentimizi %0,5 büyüme olarak revize ediyoruz. Küresel olarak uzun süre düşük kalmaya devam edecek faiz oranları ve zayıflayan doların desteğiyle gelişmekte olan ülkelere artmasını beklediğimiz sermaye girişleri, artan risk iştahı ve yurtiçinde büyümeyi destekleyici ve enflasyonu düşürmeyi amaçlayan para ve maliye politikaları ile 2021 yılında Türkiye ekonomisinin %4,5 büyüyeceğini tahmin ediyoruz.

2020 yılının son ayında gıda fiyatlarında beklentinin üzerindeki artış ve artan maliyet baskısıyla enflasyon aylık %1,25 artarak 2020 yılını %14,6 seviyesinden kapattı.  Üfe ise, Mayıs 2019’dan beri en yüksek seviyesine ulaşarak yılı %25,15 seviyesinden kapatırken, maliyet baskısının hala çok güçlü olduğunu ve devam ettiğini gösteriyor.  2020 yıl sonu enflasyonunun beklentimiz üzerinde gerçekleşmesi, enflasyon ana eğiliminde yükselişin devam etmesi, yıl başında başta enerji fiyatlarına olmak üzere asgari ücret ve bazı ürün ve hizmetlere yapılan zamlar nedeniyle 2021 yıl sonu enflasyon tahminimizi %11 olarak koruyoruz.  2021’in ilk yarısında enflasyonun yükselmeye devam edeceğini, Merkez Bankası’nın sıkı para politikası duruşunu koruyacağını düşünüyor ve yılın ikinci yarısında ise kademeli olarak  enflasyonun aşağı yönlü bir seyir izleyebileceğini tahmin ediyoruz.

Yılın son çeyreğinde piyasaları şaşırtmaya devam eden Merkez Bankası Aralık ayı toplantısında politika faizini 200 baz puan arttırarak güçlü parasal sıkılaştırmaya devam ederek %15’den % 17 ye yükseltti. Faiz artırım kararı ile 2021 yılı Para ve Kur Politikası sunumunda ön plana çıkarılan fiyat istikrarının önemi ve verilen mesajlar bir kez daha ön plana çıkarılmıştır. Enflasyon görünümü açısından olumlu olarak değerlendirdiğimiz karar ile 2021 yılında ek bir sıkılaştırmaya gidilmeyeceğini ve bir sonraki Merkez Bankası hamlesinin faiz indirimi olacağını tahmin ediyoruz.

Dünya genelinde artan vaka sayıları, turizm gelirleri üzerindeki belirsizlikler ve dış ticaret açığındaki genişleme cari denge üzerinde baskı yaratmaya devam etmektedir. Yıllık rakamlar ile 12 aylık cari açık yılın ilk dokuz ayında 27,5 milyar dolara yükselmiştir. Dış ticaret açığında devam eden genişleme ve hizmetler dengesi üzerindeki belirsizliklerle birlikte bu yıl cari dengenin 30 milyar dolar açık vereceğini hesaplıyoruz.